Duress shall be deemed to exist if the party under duress, in view of the circumstances, was justified in believing that a serious and imminent danger of harm had arisen to the personality rights or property of that party or of one of that party's relatives.
Where a contract is concluded under the threat of exercising a right or a power arising from law, the existence of duress shall be accepted if the person declaring the intention to exercise that right or power has obtained an excessive advantage from the distress of the other party.
Original Turkish text
MADDE 38 · 2. Koşulları
Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.
Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.