إذا أخطر المحال عليه المحالَ له بقبوله الحوالة دون تحفظ، التزم بالوفاء، ولا يجوز له أن يحتج في مواجهته إلا بالدفوع الناشئة عن العلاقة بينهما أو عن مضمون الحوالة؛ ولا يجوز له أن يحتج بالدفوع الناشئة عن العلاقة بينه وبين المحيل.
إذا كان المحال عليه مدينًا للمحيل، التزم بالوفاء بالدين للمحال له، ما دام وفاؤه للمحال له لا يحمّله عبئًا أكبر من وفائه للمحيل. وفي هذه الحالة، ما لم يُتفق على خلاف ذلك بينه وبين المحيل، لا يلزم المحال عليه أن يعلن للمحال له قبوله الحوالة قبل الوفاء.
النص التركي الأصلي
MADDE 557 · II. Havale ödeyicisinin borcu
Havale ödeyicisi, çekince belirtmeksizin havaleyi kabul ettiğini havale alıcısına bildirirse, ifa ile yükümlü olur ve ona karşı, ancak aralarındaki ilişkiden veya havalenin içeriğinden doğan savunmaları ileri sürebilir; havale eden ile kendi arasındaki ilişkiden doğan savunmaları ileri süremez.
Havale ödeyicisi, havale edene borçlu ise, borcu havale alıcısına ifa etmesi, havale edene yapacağı ifaya oranla daha fazla yük getirmiyorsa, borcu havale alıcısına ifa etmekle yükümlüdür. Bu durumda, havale eden ile aralarında aksi kararlaştırılmamışsa havale ödeyicisinin, ifadan önce havaleyi kabul ettiğini havale alıcısına açıklamasına gerek yoktur.