(1) يُسمع الشهود أمام المحكمة الناظرة في الدعوى.
(2) يجوز للمحكمة، إذا كان ذلك ضروريًا لظهور الحقيقة، أن تقرر سماع الشاهد في المكان الذي وقعت فيه الواقعة أو الذي يوجد فيه الشيء.
(3) تسمع المحكمة الشاهد الذي لا يستطيع الحضور بسبب مرضه أو إعاقته في المكان الذي يوجد فيه.
(4) يجوز أن يُقرَّر سماع الشاهد الموجود خارج الدائرة القضائية للمحكمة من قِبل محكمة المكان الذي يوجد فيه. ويُبلَّغ الطرفان، عند طلبهما، بمكان سماع الشاهد الذي تقرر سماعه بطريق الإنابة القضائية ويوم سماعه وساعته. وفي هذه الحالة، يحدد القاضي الأمور التي سيُسمع الشاهد بشأنها.
النص التركي الأصلي
MADDE 259 · Tanıkların mahkemede dinlenilmesi
(1) Tanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir.
(2) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebilir.
(3) Mahkeme, hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığı bulunduğu yerde dinler.
(4) Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Bu durumda, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hâkim belirler.