(1) إذا اقتنعت المحكمة بأن المستند المطلوب تقديمه ضروري لإثبات الأمر المدَّعى به وبأن هذا الطلب موافق للقانون، وأقرّ الطرف الآخر بأن هذا المستند في حيازته أو سكت عن الطلب المقدَّم، أو ثبت وجود المستند بقيد رسمي، أو أُقِرَّ به في مستند آخر، منحت المحكمة مدة قطعية لتقديم هذا المستند.
(2) تعرض المحكمة على الطرف الذي ينكر وجود المستند المطلوب تقديمه في حيازته يمينًا على أنه لا يوجد في حيازته مثل هذا المستند، وأنه لم يعثر عليه رغم بحثه عنه بعناية، وأنه لا يعلم مكان وجوده.
(3) إذا لم يقدّم الطرف الذي قُرِّر تقديمه للمستند المستندَ خلال المدة الممنوحة له، ولم يُبدِ خلال المدة ذاتها عذرًا مقبولًا مع أدلته بشأن عدم تقديمه، أو أنكر وجود المستند في حيازته ولم يقبل اليمين المعروضة عليه أو لم يؤدّها، جاز للمحكمة، بحسب الأحوال، أن تقبل أقوال الطرف الآخر بشأن مضمون المستند.
النص التركي الأصلي
MADDE 220 · Tarafın belgeyi ibraz etmemesi
(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
(2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.