(1) القاضي؛
a) إذا كان هو نفسه متضررًا من الجريمة،
b) إذا كانت بينه وبين المشتبه فيه أو المتهم أو المجني عليه علاقة زواج أو وصاية أو قوامة، حتى وإن زالت لاحقًا،
c) إذا كان من الأصول أو الفروع، بالقرابة أو بالمصاهرة، للمشتبه فيه أو المتهم أو المجني عليه،
d) إذا كانت بينه وبين المشتبه فيه أو المتهم أو المجني عليه علاقة تبنٍّ،
e) إذا كانت بينه وبين المشتبه فيه أو المتهم أو المجني عليه قرابة دم حتى الدرجة الثالثة ضمنًا،
f) إذا كانت بينه وبين المشتبه فيه أو المتهم أو المجني عليه قرابة مصاهرة حتى الدرجة الثانية ضمنًا، حتى وإن انتهى الزواج،
g) إذا كان قد تولى في الدعوى ذاتها مهام الادعاء العام للجمهورية، أو مهام الضابطة العدلية، أو الدفاع عن المشتبه فيه أو المتهم، أو الوكالة عن المجني عليه،
h) إذا كان قد سُمع في الدعوى ذاتها بصفة شاهد أو خبير،
لا يجوز له أداء مهام القضاء.
النص التركي الأصلي
MADDE 22 · Hâkimin davaya bakamayacağı hâller
(1) Hâkim;
a) Suçtan kendisi zarar görmüşse,
b) Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,
c) Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise,
d) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlât edinme bağlantısı varsa,
e) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa,
f) Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa,
g) Aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adlî kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa,
h) Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse,
Hâkimlik görevini yapamaz.