إذا أنهى أحد المدينين الدين كله أو بعضه بالوفاء أو بالمقاصة، فإنه يبرئ ذمة المدينين الآخرين من الدين بالقدر ذاته.
إذا برئت ذمة أحد المدينين من الدين دون أن يوفي للدائن، فلا يستفيد المدينون الآخرون من ذلك إلا بالقدر الذي تسمح به الظروف أو طبيعة الدين.
عقد الإبراء الذي يبرمه الدائن مع أحد المدينين يبرئ ذمة المدينين الآخرين أيضًا من الدين بنسبة حصة المدين المُبرأ في المساهمة في الدين في العلاقة الداخلية.
النص التركي الأصلي
MADDE 166 · 2. Borcun sona ermesi
Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.
Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.